Ana Sayfa Develi, Manşet, Öne Çıkanlar 19 Kasım 2016

Develi hakkında neler yazıldı, neler söylendi? (2)

Develi hakkında internette yazılanları paylaştığımız ilk yazı için buraya tıklayın.

Türkiye’nin önemli sosyal platformlarından olan ve bazı zamanlarda ve bazı konularda ülke gündemine bile düşen; çok sayıda yazar ve paylaşımıyla hemen herkesin en az bir defa ziyaret etmiş olduğu Ekşi Sözlük isimli sitede; Develi hakkında da çok sayıda yorumlar yapılmış durumda…

2010 tarihinden başlayarak 2016’ya kadar çeşitli tarihlerde ve çeşitli şehirlerden Develi hakkında fikir, görüş, yorum ve düşüncelerini aktarmış olan insanlar “Develi’ye dışarıdan nasıl bakıyorlar” sorusunun da cevabını verir nitelikte… Bu yazılanlar arasında büyük oranda Develi’den övgüyle bahsedilirken, olumsuz eleştiriler de bulunuyor. Develi hakkında yapılan yorumlardan en çok dikkat çekenler ise Kayseri’nin en büyük ilçesi olduğu, Erciyes Dağı ve tabii ki cıvıklı…

Bir kısmını şimdi, bir kısmını daha önce yayınladığımız paylaşımların ikinci kısmı şöyle:

    • – Kayseri’nin bir ilçesidir. Tarihi taş yapıları mükemmeldir. Tarihi dokuyu oluşturan taş evler ve onların oluşturduğu engebeli sokaklarıyla develi, Rum diyarıdır. Bir dönem Ermenilerin çok yoğun olarak yaşadıkları bu yerlerde şimdi gayrı müslim ermeni bulmak çok zor ama mimari eserlerde her birinden büyük ya da küçük izler göreceksiniz.

 

    • – Kayserinin önemli ilçelerinden biridir. Develioğluları sülalesi vardır. Ya bürokrattırlar ya gazeteci ya da emniyet mensubu…

 

  • – Kayseri’nin en büyük ilçesi. Eski ismi Everek. Demokrat parti zamanından beri il olma hayali kuruyorlar.

 

 

  • – Cıvıklı tabir edilen kuşbaşılı pidesi pek meşhur, yolunuz Develi’ye düşerse iki eliniz kanda da olsa Kemeraltı’nda yemeden gitmeyin, Elbiz’inki de fena değil ama.

 

 

  • – Kayseri ilinin en büyük ilçesi. 150 bine yakın nüfusu vardır. İlçenin asıl merkezi (ama şimdi aşağının sadece mahallesi olarak görülen) ise “yukarı develi” olarak anılan tepe bölgesidir. Orası da yine yerel halkın “gala” dediği tepe çevresinde kurulmuştur. Bu gala’nın hemen eteklerinde eski Ermenilerden kalma çokça harabe ev vardır. Halkı iyidir hoştur ama sonuçta Kayserilidir. Ayrıca yukarı Develi’de Hıdırellez gününde pek çok yerden insanın akın ettiği ve adı geçen günü yemekler yaparak, adaklar adayarak kutladığı Hıdır İlyas türbesi vardır. Gala’nın eteğinde keza “iniler cami”, ki gecenin kimi yarılarında eski evliyaların gelip abdest aldığı rivayet edilir, onun biraz ötesinde Selçuklu döneminde kalma ulu cami, Ulucami’nin biraz ötesinde de ilçeye de adını veren dev Ali’nin türbesi vardır. Şimdilerde restore edilmiştir, manzarası güzeldir. Dışarıya çok göç vermiştir buralar; o yüzden bizim çocukluk günlerimizdeki o muazzam insan kitlesi kalmamıştır, sokakları bir öyküye konu olduğu gibi terk edilmiş bir havadadır. haa, bir de sona bağlarından akan harika bir suyu vardır, orayı ziyaret edip bir şifa yeri olan Zile’ye gitmek de yarım saatlik iştir. Ölmeden öncesinin bilmem ama öldükten sonra mutlaka ziyaret edilesi bir yerdir.

 

 

  • – Cıvıklısıyla ünlü olan Kayseri ilçesi. Gerçekten cıvıklısı bir muhteşemdir. Yedikten sonra durup durup aklınıza gelir ve develi sınırlarından çıktıktan sonra kayseri merkezde bile öyle cıvıklı yiyemezsiniz. aa bir de ramazan ayında yiyemezsiniz. Onun yerine develi esnafından bolca laf yersiniz. Ha ille de cıvıklı yiyicem diye tutturuyorsanız öyle pek hijyen aramamanız lazım çünkü mekânları öyle temiz değildir pek. Cıvıklıyı görünce gönül katlanıyor işte.

 

 

  • – Kayseri’nin 38 bin nüfusa sahip en büyük ilçesi. Adını aldığı dev Ali’nin türbesinin bulunduğu yerden güzel manzarası vardır. Cıvıklı denilen kuşbaşılı pidesi güzeldir. Yakınında bulunan Zile’nin doğası çok güzeldir. İlçe merkezinin sokak köpeği ve dilencisi boldur. Şahsi kanaatim Türkiye ortalamasının çok üzerinde zihinsel engelli vardır. İnsanlarının çoğu barut fıçısı gibidir, kavga gürültü patırtı eksik olmaz. İlçenin tam ortasında bir pavyon, bir de açık açık kumar oynatan ilçenin ot kullananlarının ve sabıkalılarının takıldığı kulüp vardır. Yerel seçimler yaklaşmaya başladıkça yolları asfalt görmeye başlamış, doğalgaz geleceği ve halk otobüslerinin çalışmaya başlayacağı duyurulmaktadır. Halkının önemli bir kısmı tarım ve hayvancılıkla uğraşmaktadır. Pazarlığı severler, fiyatı bedavaya, hatta üste para istemeye getirene kadar pazarlığı bırakmazlar. Tek iyi yanı Erciyes’i ve kayseriye yakınlığıdır.

 

 

  • – İnsanları hakikaten bir gariptir bu ilçenin. Küçük Polat alemdarlar, apaçiler ve dullarla dolu. Kavga, gürültü, patırtı, alkol ve uyuşturucu kullanımı, kaza ve boşanma oranları tavan yapmış durumda. Yerel seçimleri AKP kazandı ama henüz söz verdikleri ne belediye otobüsleri ne de doğalgaz çalışmaları görülmemiştir. Sanırım bir kayseri büyükşehir belediyesi klasiği olarak bir daha yerel seçimler öncesi hizmete girer.

 

 

  • – Kayserinin bir ilçesi. Yârim saat ilerisinde Erciyes daği bütün ihtişamı ile durur. civiklisi, kiremiti unludur. İlçede en çok dikkatimi çeken şey, muhafazakârlık… Öyle ki insanların yüz ifadelerinden gülüşlerine, giyinişlerinden bakışlarına kadar yansımış bir muhafazakârlık oldukça rahatsız edici. Öncelikle burada yüzler biraz asık, gülen erkek hoş karşılanmıyor. Genellikle herhangi bir isiniz yoksa yolunuzun düşeceği bir yer değil dolayısıyla dışarıdan gelene biraz kapalılar. Ancak bir yandan da kendi çocukları is güç gibi nedenlerle büyük şehirlere gittikleri için bayramlarda maaile kalabalık sohbetlerdeler sohbet konusu standart. Gidenler buraları beğenmiyor, kalanlar çıkış yolu bulamıyor. Kendi yağıyla kavruluyor ilce. Kadın giysileri çoğunlukla oldukça kapalı hatta etek elbise giyen çocukların altlarından ekstra pantolon şort giydirilmiş olması tuhaf. Sadece 3 -5 yaşında bu çocuklar… Herkes direkt bakmaya çekiniyor, olası bir yanlış anlaşılmaya izin vermemek için. Cana yakın aslında sohbet edince insanları, hala doğal gıdaları. Buradan ayrılıp Kayseri’ye devam ediyoruz ki Elmacıoğlu adında önerilen bir restoranta geliyoruz. Bütün masaların diyalogu kesilmiş bir ayıraçla ve bolca çiçekle… İnsanlar dışarıya kendini kapatıyor anlaşılan… Bir Egelinin gözünden iç Anadolu hikâyesi olsun benimki de. Aklımda Erciyes’in kıraçlığı, acaba buralar da yeşil olsaydı insanların yüzü güler miydi ki ya da denizi olsa… Neyse bakalım. Yiyelim yağlamamızı güzelleşelim…

Yorumlar

Yorumlar (1 Yorum)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Tema Tasarım | Osgaka.com